| Yazar | : | Esat Cemal Paker |
| İsbn | : | 9751407516 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 168 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Remzi Kitabevi |
Hariciye mesleğine girdiğim II. Sultan Hamit devrinden şimdiki Cumhuriyet rejimine kadar, memleket dışında çeşitli Avrupa devletleri nezdinde resmi vazife ile bulunduğum uzun müddet zarfında, işitip gördüğüm ciddi ve mizahi vakaların aklımda iz bırakanlarım bir araya toplayıp, ister leh, ister aleyhte olsun, cins ve mezhep farkı gözetmeksizin, olduğu gibi sayın okuyucularımın gözleri önüne sermeyi tasarladım.
Siyasi hayatımın başlangıcı maalesef Osmanlı devletinin dağılmaya ve uçuruma doğru süratle yol aldığı gerileme ve fetret devrine tesadüf etti. Bu yüzden, bu eserde kabataslak çizdiğim ufak ufak tabloların, o zamanın verimsiz, talihsiz olaylarının bir yansıması olmaları nedeniyle, renklerinin koyuya ve karanlığa boyanmış olması pek tabii idi. Nitekim öyle de oldu. Fakat Osmanlı tarihinin göz kamaştıran ikbal devrini de unutmamanın, gerek ilim ve irfanları, gerek yüksek başarılarıyla ebediyete nam ve şöhretlerini emanet bırakan aziz ecdadımızı daima hayırla yâd etmenin ve manevi huzurlarında huşu ile eğilmenin her vatandaş için bir vecibe olduğunu burada hatırlatmadan geçemeyeceğim.
Siyasi hayatımın belli başlı anlarını yaşatan bu kitapta, gayet tabii olarak, naçiz şahsımdan bahsetmek zorunda kaldım. Lütufkâr okuyucularımın bu hususta beni mazur göreceklerine eminim. Bu eseri maddi manevi varlığımın yegâne varisi olan pek sevgili kızım Cenan'a ithaf ediyorum. Onun da, yaşamak bahtiyarlığında bulunduğu Cumhuriyet ve hürriyet devrinin medeniyet alanında gösterdiği ve göstereceği yükselme hamlelerinden, şahidi olacağı vakaları toplayıp yayınlamasını ve gençliğe ithaf etmesini pek isterdim. Bu müstakbel eserin ihtiva edeceği yine ufak ufak tabloların, bu defa yeni konuları itibariyle gönülleri ferahlatacak pembe ve açık renklerle resmedilmiş olması pek tabii olacaktır.
Atatürk'ün dehası sayesinde hürriyet nimetine kavuşan gençliğin bu sahada yaptığı ve yapacağı hizmetlerin inşallah değeri bilinsin ve yolu açık olsun.
Bu samimi dilekle ve aşağıdaki mısra ile bu önsözümü bitiriyorum.
"Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş."